Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

Mutluluk hormonunu yükselten mucize bitki!

Mutluluk hormonunu yükselten mucize bitki!

Seratonin` adı verilen `mutluluk hormonu` seviyelerinde artış sağlayan 'sarı kantaron' ile stres ve depresyondan kurtulmanın doğal yolu. Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin anlatıyor.

15 Nisan 2009 10:29
font boyutu küçülsün büyüsün


Çağımızın vebası gibi yayılan stres ve depresyon, beraberinde kronik hastalıklara, sentetik ilaç bağımlılığına zemin hazırlıyor!

Oysa sağlık, sıhhat, afiyetle, mutlu, huzurlu, verimli ve üretken yaşamak mümkün… Nasıl mı?

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya ve Klinik Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin iyilikgüzellik’in sorularını yanıtladı.

Sarı Kantaron bitkisi halk arasında binbirdelikotu olarak biliniyor, taze çiçekler yağda bekletilerek elde edilen yağ yaraların iyileşmesinde ve ağrıların giderilmesinde kullanılıyor, Sarı Kantaron için bu konuda yapılmış bilimsel araştırmalar var mı?

Sarı kantaron (Hypericum perforatum) halk arasında kanotu, kılıçotu, yaraotu, mayasılotu, yapraklarındaki binlerce delikten dolayı binbirdelikotu olarak da bilinir. Beş adet taç yaprağı olan sarı renkte bir çiçektir, yol kenarlarında, ormanlık alanlarda, tarlalarda yetişir. Boyu 60 cm. kadardır, çiçekleri altın sarısı renktedir. Çiçekleri sıkıldığı zaman kırmızı bir sıvı salgılar.

Çay ve banyo yapımı için çiçeklenmiş bitki toplanır, yağı içinse yeni açmış çiçekleri toplanır. Kırmızı renkli kantaron yağı, hiçbir evde eksik olmaması gereken çok önemli bir ilaçtır. Sarı kantaron yağına kırmızı rengini veren, Hypericin adlı ana etken maddedir. Bu madde, antidepresif ve çok güçlü antiviral etkilere sahiptir. Bu etki (virüslere karşı etki) öyle güçlüdür ki, geçtiğimiz yıllarda, AIDS’e karşı etkili olup olamayacağı konusunda geniş kapsamlı laboratuar araştırmaları yapmak gereği duyulmuştur.

Doğrudan bitki kullanımı yoluyla pek çok virütik hastalığın tedavi edilebileceği ise kanıtlanmış bir gerçektir. İyileştirme gücünü en az iki yıl korur ve yalnızca açık yaralarda, yeni yaralarda, hematomlarda (deride mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ve pürüzlü yüzlerde bakım ve tedavi ilacı olmakla kalmayıp, sırt ve bel ağrıları, siyatik ve romatizmada da etkili bir friksiyon ilacı olarak kullanılabilir.

Avrupa ve Anadolu ‘da yaygın bir bitki olup; Hristiyan inancında kutsal bir yeri vardır.

Aktarlar, Sarı Kantaron’u mide ağrıları için tavsiye ediyor, ancak evlerde bilinçsiz kullanılıyor, Sarı Kantaron gerçekte hangi hastalıklara iyi gelir?

Ünlü Bilim adamı J.A.Duke, 1985 yılında yayınladığı "HANDBOOK OF MEDICINAL HERBS" (Tıbbi Bitkiler Elkitabı) sayfa 242'de kantaron otunun KANSER ve daha birçok hastalığa iyi geldiğini yazmıştır.

J.A.Duke'ın bilimsel araştırma sonuçlarına göre;

KANTARON OTU ŞU HASTALIKLARA İYİ GELMEKTEDİR:

a-) Kanser,
b-) Şeker hastalığı,
c-) Kronik romatizma,
d-) Mide ülseri
e-) Mide-barsak hastalıkları
f-) Stres ve depresyon
g-) Karaciğer ve safra rahatsızlıkları

Etken maddesi nedir ve etkisini nasıl gösterir?

Sarı kantoronun içeriğinde:Tanen (tannin), uçucu yağlar (carophyllene, pinene, limonene, myrcene), flavon türevleri (flavonoids; quercitrin, quercitin, rutin),  hipericin (hyperic, pseudohypericin), karoten (carotene), Vitamin C ve resin  içermektedir.

Hipericin beyindeki teta dalgalarını artırmaktadır. Teta dalgaları normalde uyku esnasında meydana gelirler, derin düşünce, memnuniyet ve yaratıcı düşüncenin artması gibi durumlarla ilişkilidir. Sarı kantaron stres ve depresyona karşı çok etkilidir. Uykusuzluk ve fazla uyuma problemlerinde, kronik yorgunluk sendromunda, yara ve yanıkların iyileşme sürecini hızlandırmada faydalıdır.

Yaş bitki ile kuru bitki arasında etki farkı var mı?

Yaş bitki ile kuru bitki arasında etki farkı yoktur ama genellikle kurutulmuş olanlar tercih edilir. Ancak, bitkinin güneş ışığı altında kurutulması sarı kantoronun faydalı özelliklerini bozabileceği için doğru değildir. Bu bitkinin St. Johns Wort adında kapsül şeklinde satılan formları vardır.

Hastalıklara karşı koruyucu özelliği var mı?

Sarı kantaron melatonin salgısını artırarak kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa karşı koruyucu özelliğe sahiptir.

Bu bitkiye doğal anti-depresan diyebilir miyiz?

Depresyon, gelişen teknoloji çağının önemli problemlerinden biridir. Hele de gizli depresyon çok daha tehlikeli ve hemen hemen her bireyin hayatı boyunca en az bir defa karşı karşıya kaldığı bir tehlikedir.

Yine yüzyılın önemli diğer sorunu da depresyon belirtilerinden herhangi birini gösteren kişilere hemen ağır antidepresan ilaçların verilmesidir. Oysa bu ilaçların kontrollü olarak, psikiyatri uzmanları tarafından ve yalnızca gerçekten kontrol edilemeyen, intihar eğilimi olan orta ve ağır depresyon hastalarına verilmesi gerekir.

Ülkemizde ne yazık ki pratisyen hekimler, hatta eczacılar bile 1-2 depresyon belirtisi tarifleyen kişilere hemen depresyon hapları önermekteler. Daha da vahim olan ise bazı kişilerin kendi kendilerine kulaktan duyma bilgilerle bu ilaçları alıp başlıyor olmasıdır.

Ufak tefek depresyon belirtilerini hemen her birey hayatında birkaç kere gösterebilir ve bu hafif durumlar ilaçsız, doğal maddelerle atlatılabilir. Bunların en etkililerinden birisi sarı kantarondur, tıbbi adı `hypericum perforatum`, halk arasındaki adı ise `binbir delik otu` dur. İçerdiği `hypericin` adlı etken madde depresyonda etkili bulunmuştur.

Avrupa ve ABD`de sıkça kullanılır, eski çağlarda ise ` kötü ruhlara karşı koruyucu` olarak rağbet görmüştür. Doğu ve Çin tıbbında yüzyıllardır anti-depresan olarak kullanılır. Hafif ve orta şiddetli depresyonda çok önemli olumlu etkileri vardır. Bu konuda yüzlerce tıbbi araştırma, klinik insan ve hayvan deneyleri yapılmıştır. Çağımızın en büyük sorunu stresle baş etmek için etkin bir yardımcıdır. `Seratonin` adı verilen `mutluluk hormonu` seviyelerinde artış sağlar. Uzun vadede ruhsal bunalıma ve dengesizliğe bağlı aşırı yemek yeme isteğini de kontrol altına alır. Üstelik anti-depresan ilaçların sebep olduğu, kilo ve iştah problemleri, uykusuzluk, seksüel problemler ve konsantrasyon sorunu gibi yan etkilere sebep olmaz.

Sarı Kantaron çayının ve yağının yan etkileri var mıdır?

Bu bitki aşırı kullanıldığında ve güneş ışığına veya solaryuma maruz kalındığında fotosensitizasyona yol açar, cilt ve mukozada dermatit ve yangı oluşur. Çay içimine son verildiğinde bu duyarlılık sona erer. Bilinen başka bir yan etkisi yoktur.

Nasıl hazırlanmalı ve hangi ölçülerde ne kadar zaman kullanılmalı?

Çayı: Bir bardak kaynamış sıcak suya bir tutam kurutulmuş sarı kantoron bitkisi eklenir, demlenmesi için 5 dakika beklenir, süzülüp içilir. Akşamları 1-2 bardak aç karnına veya öğün aralarında tüketilebilir.

Yağı: Güneşte toplanan sarı kantaron çiçekleri bir şişeye konur ve üstüne iyi kalite zeytin yağı konur. Yağ çiçekleri kaplamalıdır. Şişenin ağzı iyice kapanır ve birkaç hafta güneşte ya da sobanın yanında bekletilir. Bir süre sonra yağ kırmızı olur. Bu karışım bir tülbent yardımıyla iyice sıkılarak süzülür ve koyu renk şişelerde saklanır.

Tentür: Güneşte toplanmış 2 avuç dolusu çiçek 3 hafta boyunca 1000 ml.  doğal elma sirkesine yatırılıp güneşe ya da sıcak bir yere konur.

Bize yorgunluk ve stres için nasıl bir formül önerirsiniz?

-Bunun için öncelikle yeterli ve dengeli beslenme şarttır.

Baharda yaşanan stresi azaltmak için özellikle B vitamini içeriği yüksek olan kepekli gıdaların tüketimini arttırılmalıdır.

Kepekli gıdalar kilo kontrolü açısından da faydalıdır. Tokluk hissi verip midenin geç boşalmasını sağlar ve iştah kontrolünde yardımcıdır.

Günde iki litre su içmek çok faydalıdır. Suyun vücudumuza yararlarını saymakla bitiremeyiz. Kabızlığın önlenmesinden tutun da yapay bir tokluk hissi sağlamasına kadar pek çok faydası vardır.

Günde en az 6 öğün yemek yiyin ve her öğünden önce mutlaka bir bardak su için.

Mutlaka güne başlarken kahvaltı yapın. Bu sizi gün boyu daha zinde tutacaktır.

Vitamin ve mineral ihtiyacınızı preparatlardan değil de bahar da taze taze yetişen sebze ve meyvelerden karşılamak daha sağlıklı olacaktır.

Bir avuç kuruyemiş tüketmek çok faydalıdır. Kuruyemişler enerjinizi arttırır.

Bunların dışında her öğün sofrada taze hazırlanmış salata bulundurun.

Kızartma ve hamur işlerine sindirim sisteminizi yorup kilo aldırarak vücudunuzu hantallaştıracağından dolayı ara verip sebzelere ağırlık verin.

Günde bir bardak süt ve bir kase yoğurt tüketin.

Tuz ve tuz içeriği yüksek olan gıdalardan uzaklaşın

Yemeklerin lezzetini arttırmak için baharatları güvenle kullanabilirsiniz.

Günde en fazla 2 fincan kahveyle (veya çayla) yetinmelisiniz. Bunların aşırı tüketimi halsizliğe, baş ağrısına ve beyin işlevlerinin azalmasına yol açabilir.

Özellikle bu dönemde zayıflamak ve formda kalmak için size sunulan şok diyetlere inanmayın. Bu tür yöntemler yaşam kalitenizi yavaş yavaş düşürebilir ve sağlığınızı bozabilir.

- Düzenli egzersiz: Hergün sabah akşam en az onbeş dakikalık bir egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirin. Çalışıyorsanız öğle molanızda dışarıda kısa bir yürüyüş yapın. Uzun süreli masa başı işlerde ayaklarınızı ve bacaklarınızı sık sık hareket ettirmeniz yararlı olur.

-Düzenli uyku: Geceleri en az 6 saat uyuyun. Lütfen karanlıkta yatın ve çocuklarınız uyurken ışığı kapatın. Ayrıca geceleri, televizyon, bilgisayar ve cep telefonu vb. elektronik aygıtların olmadığı ya da prize takılı bulunmadığı bir ortamda uyumaya çalışın, prize takılı olan aygıtlar siz uyurken, enerjinizden çalar ve zinde kalkmanızı zorlaştırır. (Dolayısıyla da 2 saatte alacağınız uykuyu 4 saatte alırsınız.)

-Yaşadığınız her anın değerli olduğunu bilin ve keyfini çıkarın. Güzel bir manzaraya bakıp çevrenizdeki her canlının, bitkinin farkına varmak bile stresinizi üzerinizden alabilir.

- Beklentilerinizi değiştirin. Kendinize büyük ve zorlayıcı hedefler yerine küçük ama ulaşılabilir hedefler belirleyin.

-Kendi sınırlarınızın farkında olun ve limitlerinizi aşacağını düşündüğünüz teklif ya da taleplere “Hayır” deyin.

-Önceliklerinizi belirleyin. Yapacaklarınızı iyi organize edin.

- Ailenizle, dostlarınızla daha sık görüşün, sıkıntılarınızı paylaşın. Yapılan araştırmalar sosyal destek sistemi iyi olan kişilerin strese karşı daha dayanıklı olduklarını belirtmektedir.

www.iyilikguzellik.com özel Nihal Doğan








Bu haber 11,920 defa okundu.


yorumlayorum ekle


Yorumlar (2)
  • Seher Bozkurt / 7 Şubat 2011 23:42

    Sari kantaron otu

    Ben yurt disinda yasiyorum, sari kantaron otunu kullanmak istiyorum, ama nasil alabilecegimi bilmiyorum. Ben Danimarkada yasiyorum isminin danimarkaca veya ingilizce ne oldugunu bilmiyorum. Yardimci olursaniz sevinirim.
  • hakan hoca / 16 Nisan 2009 11:09

    teşekkür

    yorum ve yazılarınızı takip ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum







İyilik Güzellik'te arama yapın