Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

Caillou (Kayu)’nun gizli tehlikesi

Caillou (Kayu)’nun gizli tehlikesi

Popüler kültürün ve pazarlama dünyasının etkisi, idoller üzerinden artık iki yaşındaki çocuklara kadar iniyor. Ee, onların başı kel mi?

9 Ağustos 2010 09:56
font boyutu küçülsün büyüsün



Dört yaşındaki bir çizgi film karakterinden, miniklerin ilk idölü haline gelebilecek bir fenomen nasıl doğdu?

Beş yaşındaki Batu, Kayu için deli oluyor. Günde dört fasıl Kayu seyrediyor, o ne yaparsa aynını yapıyor. Kayu mavi giyiyor, Batu da öyle. Beyaz topla bile oynamıyor Batu, mavi olacak. Kayu’lu giysiler, oyuncaklar, Kayu bölümlerini içeren DVD’ler ise cabası. “İşten gelip televizyondaki maçı açsam kıyamet kopuyor; ille de Kayu seyredilecek. Ne yapalım, mecburen seyrediyoruz” diyor Batu’nun babası Taylan Karaarslan; minik çocuğunu Kayu çılgınlığına kaptırmış milyonlarca anne-babadan sadece biri olarak.

Fransız yazar Christine L’Heureux ve çizer Hélène Desputaux’nun yarattığı bir çizgi kahraman olan Kayu (ya da orijinal adıyla Caillou) şu sıralar tüm dünyada 2-6 yaş arası okulöncesi çocuklarda tam anlamıyla bağımlılık yaratmış durumda. İlk kez Kanada’da çıkan kitap serisinin ardından, son 11 yıldır dünya televizyonlarında çizgi film serisi olarak yayınlanan Kayu, İsviçre’den Almanya’ya, İspanya’dan Dubai’ye gösterildiği 30’dan fazla ülkede izlenme rekorları kırıyor. 10 yılda 10 milyon kitap ve 5 milyon DVD satan, internet sitesi ayda bir milyon kez ziyaret edilen Kayu’nun yarattığı fenomen Türkiye’yi de kapsıyor. Üç yıldır Yumurcak TV’de yayınlanan çizgi film özellikle son bir yılda bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldı. Geçen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, koltuğuna oturan öğrencinin hangi çizgi film karakterini sevdiğini sorması üzerine, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Büyük torunum Kayu’yu çok seviyor. Eğitici bir özelliği var” cevabını vermesi de Kayu’nun zaferini belgeler nitelikte.

Peki, nedir çocukları büyüsü altına alan Kayu’nun sırrı? Öncelikle Kayu bildiğimiz çizgi filmlere benzemiyor. Canavarlar, süper kahramanlar, olağanüstü maceralar, konuşan hayvanlar yok; bu çizgi filmin kahramanı dört yaşında kel kafalı bir çocuk. O yaşta sıradan bir çocuk ne yaşarsa, Kayu da aynını yaşıyor. Annesiyle markete gidiyor, babasından yüzme öğreniyor, arkadaşıyla çilek topluyor. Kulağa son derece basit (ve de sıkıcı) gelse de, minikler işte bu basitliğe tav oluyor. Çizgi filmin hazırlanmasında katkısı olan pedagoglar, Kayu’nun günlük olaylara dair duygu ve düşüncelerinin yansıtıldığı bu çizgi film sayesinde çocukların televizyonda gördükleri bir kahramanla kendilerini özdeşleştirebildiklerine dikkat çekiyor. Amerikan Hastanesi’nden Pedagog Güzide Soyak da “Okul öncesi dönemde çocukların kahramanların gücüne sahip olma ve onları taklit etme eğilimi yüksektir. Bu yüzden kahramanların özenle seçilmesi gerekir” sözleriyle bunu doğruluyor. Cici çocuk Kayu’nun uzmanlardan geçer not aldığı aşikâr. Çocuğunun süper kahramanları, hatta belki de kötü olanları taklit etmesindense “uslu” Kayu’yu örnek alması aileleri de rahatlatıyor olsa gerek. Hatta eğitici, öğretici özelliğiyle ebeveynlerin işlerini kolaylaştırıyor olabilir.

Ama yine de insanın aklına yatmayan bir şeyler var bu karakterde. Sürekli doğru olanı yapan, her oyunda hükmedici rolleri kapan, arkadaşlarını sevk ve idare eden bir tip bu. Akıllı, uslu, efendi, mantıklı ve her daim sakin bir çocuk olan Kayu, gerçek hayattaki ölümlü ve sıradan akranlarına ne kadar örnek olabilir? Kayu ve ailesinin ahenk içerisinde sürüp giden mükemmel yaşamlarına sinir olan ebeveynler de çıkabiliyor. Pedagog Sevil Yavuz Gümüş, “Kayu fazla uyumlu, ideal ve tozpembe bir aile ortamı sunuyor. Ancak aile figürleri fazla mükemmel olunca gerçek hayattan soyutlanıyor” diyor. Çocuğun bunu örnek alıp kendi ailesinin verdiği disiplini ağır bulması söz konusu olabiliyor. Gümüş’e göre bu durumda disiplin ters tepebilir. “Çizgi filmde her şey çocuğun etrafında dönüyor, ailenin merkezinde o var” diyen Gümüş, ailelerin de çocuklarının psikolojisi bozulmasın diye disiplinden kaçındıklarını söylüyor. Üstelik Gümüş’e göre, çocukların gerçek insanlar yerine çizgi film kahramanlarını model almaları sağlıklı değil.

İki yaşındaki kızı Kumru’nun Kayu düşkünlüğünü hayretle karşılayan Duygu Akşen Cindoruk “Arkadaşlarımdan duyduğumda, bu yaştaki bir çocuk nasıl bir çizgi film kahramanını idol haline getirir, diyordum ama benim kızım da iki yaşına basar basmaz Kayu manyağı oldu” diyor. Bu işin bir de pazarlama boyutu var. Kayu’lu ürünler kıyamet gibi satıyor. Kumru, Kayu’yu çocuklara olumlu örnek oluşturan, başarılı bir çizgi film olarak görse de bir anne olarak işin öteki yönüne dikkat çekmeden edemiyor: “Kayu, tanıdığım tüm çocuklarda saplantı haline gelmiş. Kızım da onun resmini çeşitli ürünler üzerinde görünce tanıyor; çantaları, kitapları istiyor.” Popüler kültürün ve pazarlama dünyasının etkisi, idoller üzerinden artık iki yaşındaki çocuklara kadar iniyor. Ee, onların başı kel mi?

NEWSWEEK TÜRKİYE - MİNE AKVERDİ








Bu haber 3,621 defa okundu.


yorumlayorum ekle


Yorumlar (2)
  • Orhan / 27 Eylül 2010 15:23

    Çocuklarımızın spiderman & batman ve bi çok olağan üstü karakteri örnek alıp camdan, bacadan balkondan atlamasından bence 10 kat daha iyi bir çizgi film.
  • aslı eroğlu / 18 Eylül 2010 23:37

    farklı bir açı

    cayu'nun mükemmel bir aileye sahip oluşu,gerçek hayatta ebeweynleri (öyle olmadıkları için )tehdit etmemeli ,tam tersine,cayu'nun anne babası da ebeweynlere örnek olmalı bence,mükemmel olamasak da çocuklarımıza karşı daha iyi olabilmek babında iyi bir çizgi film.







İyilik Güzellik'te arama yapın