Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

Barkodsuz gıdalar her derde deva!

Barkodsuz gıdalar her derde deva!

En sağlıklı beslenme şekli hangisidir? Bu sorunun hazır ve tek bir cevabı yok, çünkü her kültürün kendine has beslenme alışkanlıkları ve her coğrafyanın farklı ürün yelpazesi var.

6 Ekim 2009 12:01
font boyutu küçülsün büyüsün


Kişisel tercihler de elbette bu çeşitlilikte önemli bir faktör. Vejetaryen diyetler, süt ürünlerini içermeyen diyetler, yüksek proteinli diyetler, düşük yağ oranlı diyetler, çeşitli ülkelerin ya da ünlülerin adlarıyla anılan diyetler... Basit bir araştırmayla tüm bu diyet seçeneklerine ve fazlasına ulaşmak mümkün. Bu çeşitliliğe rağmen diyetlerin çoğunda ortak olan ve sağlıklı yiyecekler kategorisinde yer aldıkları bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış besin türleri de mevcut. Bu besinlerin en önemli ortak özelliği işlenmemiş doğal besinler, diğer bir deyişle "barkodsuz besinler" olmaları ve şeker oranlarının düşüklüğü.
Forbes dergisinin dikkat çektiği ve sağlıklı besinler konusunda yapılan çeşitli araştırmalarda yer alan bilgilere göre, diyetlerin çoğunda yer alan sağlıklı yiyecekler arasında etli ve zarlı kabuksuz meyveler, protein içeren besinler, kabuklu yemişler, somon balığı, yumurta, lahanagiller, süt ve fasulye başı çekiyor.

Çilek, dut ve böğürtlen fiber deposu

Etli ve zarlı kabuksuz meyveler, yani çilek, dut ve böğürtlen gibi meyveler son derece düşük kalorili, aynı zamanda yüksek oranda fiber içeren besinler. Bu meyvelerin kanseri önlemede ve zihin gelişiminde oldukça etkili olduğu biliniyor. Fiberin kilo kontrolünü sağlayıcı ve şeker hastalıklarını, kolon kanserini ve kalp hastalıklarını önleyici özelliği bulunuyor. Uzmanlar günde 25 ila 38 gram fiber tüketmenin sağlık için son derece yararlı olduğunu dile getiriyor. Söz konusu meyvelerin dışında fasulyeler de yoğun oranda fiber içeren besinler arasında. Dünyanın neresinde olursa olsun, uzun ve sağlıklı yaşayan insanların sofralarında fasulye önemli bir yer tutuyor.

Sert kabuklu yemişler kalp dostu

Fındık, ceviz, kestane gibi sert kabuklu yemişleri tüketen insanların kalp hastalıklarına yakalanma risklerinin düşük olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlar, haftada üç ila beş kez 30 gramlık kabuklu yemiş tüketmenin mucizevi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.

Protein, Yunancada "baş sırada" demek

Protein kelimesi Yunanca "baş sırada" anlamına gelen "proteios" sözcüğünden türemiş ve incelenen diyetlerin çoğunda mevcut. Yüksek oranda protein içeren etin, olumsuz ününe rağmen, sağlıklı bir besin olarak tüketilebileceği dile getiriliyor. Ama bunun bir şartı var: Etin otlakta beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş olması gerekiyor. Araştırmalara göre, otlakta yetişmiş ineklerin eti, marketlerde satılan etlerin çoğundan farklı bir yağ profiline sahip. Buna göre otlak hayvanlarının etleri "Omega 3" açısından zenginken potansiyel olarak zararlı sayılan "Omega 6"yı daha az içeriyor. Bununla birlikte hafızanın en iyi dostu olan B12 vitamini de otlakta beslenen hayvanların etlerinde önemli oranda mevcut.

İki mucize besin: Süt ve yumurta

Taze ve organik süt, diyetlerin çoğunda içerdiği mineraller, vitaminler ve yararlı bakteriler nedeniyle sağlıklı bir besin olarak yerini alıyor. Bütün olarak, yani sarısı ve beyazıyla tüketildiği sürece yumurta da insana verilen en mükemmel hediyelerden biri. Kalorisi nispeten düşük olan yumurta yüksek oranda protein içeriyor. Yumurta sarısında beyin için en önemli maddelerden olan kolin ve aynı zamanda göz sağlığına iyi gelen maddeler bulunuyor.

Balık yaşlanmaya, soğan ve sarımsak kalp hastalıklarına

Balık, yaşlanmayı geciktiren en önemli besinlerden biri. Balık çeşitlerinden uzmanların en çok tavsiye ettikleri ise içerdikleri "Omega 3" ve antioksidanlar nedeniyle sardalye, uskumru ve somon balığı. Soğan ve sarımsak da sağlıklı bir beslenmenin olmazsa olmazları. Sarımsak asırlardır tedavi edici özelliği nedeniyle tıbbi olarak da kullanılmış. Soğan ve sarımsak kalp hastalıkları riskini yüzde 20 oranında azaltıyor.

Aslında sağlıksız sebze yok ama sebzelerin bazıları daha sağlıklı. Brokoli, lahana, kıvırcık, marul, Brüksel lahanası en sağlıklı sebzeler listesinin ön sıralarında. Bu sebzeler içerdikleri "indol" nedeniyle kanser riskini azaltıyorlar.

Meyveler arasında ise elma, içerdiği fiber ve mineraller düşünüldüğünde uzmanların tüketimini en çok tavsiye ettikleri besin. Öğünlerden yarım saat önce yenilen elma, iştahı dengelemeye de bire bir. Bununla birlikte nar suyunun da bazı kanser türlerinin ilerlemesini önlemede etkili olduğu, tümörlerin oluşumunu yavaşlattığı ve kan basıncını düşürdüğü son araştırmalarla da kanıtlandı.

Çaya övgü

Dünyada sudan sonra en fazla tüketilen ikinci içecek olan çay ise uzmanların en çok övdüğü içecek maddelerinden. Çayın bütün türleri, ister siyah olsun ister yeşil, içerdiği antioksidanlarla ve enfeksiyon gidericilerle (antiinflamatuar) son derece sağlıklı içecekler. Yeşil çayın buna ek olarak kanseri önleyen maddeler içerdiği de tespit edilmiş.

Keten tohumu, kansere birebir

Sağlıklı besinler başlığı altında uzmanların görüş birliği içinde olduğu bu besinlerin yanı sıra, son dönemlerde yapılan araştırmalar bazı yeni tatları da soframıza taşımanın yararlı olacağını gösteriyor. Bunların başında da keten tohumu geliyor. Keten tohumu kanseri önleyici en önemli madde olan lignan (SDG) içeriyor. Bunun yanı sıra keten tohumu fiber açısından da oldukça zengin.

Zaman








Bu haber 519 defa okundu.

yorumlayorum ekle


Yorumlar (1)
  • tülay parlaktaş / 9 Kasım 2009 14:14

    aşılar hakkında gizli gerçekler

    bebeğimin aşılarıyla ilgili onca araştırma yapmama rağmen sitenizdeki gibi toplucasına ulaşamamıştım.Yazılarınızı teyit eden bilgilere ne yazıkki peyderpey ulaşabildim bu yüzden bir aşı hariç diğerlerini yaptırmak gafletim oldu.O da phynemokok doktor gelip beni güzelce bir azarlayarak çocuğum üzerinde insiyatif sahibi olarak ana ve babasından önce geldiklerini dikte etmeye kalktı ve benden imza aldı bundan sonrakileri yaptırmaya hiç niyetim yok ama ne yazıkki bi sürüsü yapıldı Allah çocuğumu korusun ve beni de affetsin zaten içime hiç iyi gelmemişti anneler iç güdünüzü dinleyin o bile size doğruyu söyler.Ayrıca siteniz harikulade ama daha önce görmedim diye üzülüyorum eşimde çok okur ve araştırır onunda araştırdıklarıyla örtüşüyor teşekkür ederiz